Çevreciler Türkiye'ye ayakbağı oluyor

Yayım Târihi: 
27.08.2008

Türkiye üzerine oynanan en büyük oyunlardan birisi, ülkemizi enerjide dışa bağımlı tutmaktır.

Bu bağımlılığı kırmanın en etkili yolu, bir an evvel Türkiye'de nükleer eenerjinin çok yüksek oranda devreye sokulmasından geçiyor.

Nükleer enerji meselesini; çevre sorunu haline getirerek önünü kesmeye çalışanlar ise dünyadaki petrol ve doğalgaz tekellerine hizmet eden gruplar. Bunu da çevre kutsalını kullanarak yapıyorlar

Bütün bunlar; benim değil bir uzmanın fikri. Türkiye Ulusal Araştırmalar Merkezi Başkan Vekili Ali Külebi, aynen böyle düşünüyor.

RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ
Türkiye sanayileşmekte olan bir ülke ve dünyadaki yeri 17.lik gibi önemli bir sıra.

Dünyada; 1'i hariç tümü sanayileşmiş ülkelerde yer alan 439 nükleer santral bulunuyor.

Türkiye'de 1 tane bile yok.

Dünyada yeni 265 nükleer santral daha devreye sokulacak. Bunların bir bölümünün yapımı sürüyor.
İçlerinde 1 tane bile bize ait yok.

Hindistan ve Çin 50 yıl içinde tam 250 nükleer santral daha kuracak...

Rusya, 26 yeni atom santralı daha yapıyor.

Güney Kore; 1960'larda nükleer teknoloji ithal ederek bugün dünyadaki sayılı nükleer üreticisi ülkelerden birisi haline geldi. Bu ülke, sanayisini, kurduğu 17 nükleer santralden elde ettiği enerji ile dünya çapında geliştirdi.

Türkiye'de 1 tane bile yok.

Koskoca İslam dünyasında sadece Pakistan'da 1 nükleer tesis var. İran da devreye girmeye çabalıyor. Bütün dünya buna karşı cephe almış.

Kimse şu soruyu sormuyor: İslam dünyası; nükleer enerjiden ve teknolojiden uzak tutulmuyor mu? Bunun sebebi ne olabilir?

Türkiye'ye çevre eylemcileri yollayan Fransa'da tam 59 nükleer santral çalışıyor. Fransa 2 yeni atom santrali daha inşa ediyor. Greenpeace örgütü orada sesini çıkarmıyor ama Türkiye'de koşuşturup duruyor.

Almanya, bir ara nükleer santralleri yavaş yavaş azaltmak politikasına yönelmişti ama şimdi yeni nükleer santral yapmayı planlıyor. Alman Yeşiller Partisi AP Milletvekili Cem Özdemir de Almanya'nın nükleer santrallere karşı olduğunu dün NTV'de açıklerken yalan söyledi.

ABD'de 102 atom santrali çalışıyor. Bush yönetimi 25 atom santralini daha yapmaya başladı.

Türkiye'de 1 tane bile yok.

İsviçre gibi küçücük ülkede bile 5 nükleer santral çalışıyor; Türkiye'de 1 tane bile yok.

ELEKTRİĞİMİZ KESİLECEK
Türkiye, elekriğinin yüzde 55'ini doğal gaz yakarak elde ediyor. İran ve Rusya'ya şiddetle bağımlıyız. Yarın bir kriz anında bu ülkeler isterse vanayı kapatır, elektriğimizi yok edebilirler. Üstüne üstlük, petrol ve doğalgazın fiyatı sürekli yükseliyor ve sanayimizi de battal hale getirebilecek bir tehlike taşıyor.

Rusya'nın yeni lideri Putin'in enerji politikası şöyle özetleniyor: 'Pahalı petrol ve doğalgazı dışarı satalım, biz halkımıza ucuz atom enerjisi verelim.'

Türkiye, gelişmiş ülkelerin enerji politikalarını taklit etse yeter: Bir an önce 1 değil en az 5 atom santralini yapmaya başlamalıyız.

Çevreciler diyor ki: Nükleer santral yapan ülkeler bunu pazarlamak için hükümeti zorluyor.

Yalan... Yukarıda verdiğim rakamlara bakın. Nükleer santral yapan furma sayısı 7 veya 8. Bunların kapısında kuyruk oluşmaya başladı. Maliyetin artmaması için Türkiye elini çabuk tutmalıdır.

TEMİZ ENERJİ
Türkiye, şimdiye kadar planlı biçimde atom enerjisinden uzak tutuldu. Dünyanın en gelişmiş teknolojinden uzak tutulmamız, sanayi atılımımızı da olumsuz etkiledi. Nükleer teknoloji bugün sadece elektrik elde etmede kullanılmıyor. Tarımda, tıpta, kimyada, askeri teknolojide nükleer enerji çığır açıyor.

Nükleer enerji bugün en temiz teknoloji kabul ediliyor. Çernobil faciası, eski nesil (1. nesil) bir santralde Rus uzmanların devredışı bırakılması sonucunda Ukraynalıların yaptığı deney sırasında ortaya çıkmıştır. Üzerinde kabuğu (koruyucu örtüsü) olmayan bu eski teknolojiyi örnek göstererek bugün halk korkutuluyor. Günümüzde ise 3. nesil, son derece güvenli santraller kuruluyor.

Dünyanın en seçkin beyinlerinden olan Stephan Hawking bile başlangıçta karşı olduğu atom enerjisine, bugün dünyayı kurtaracak enerji olarak bakmaya başlamıştır.

Çevrecilerin bilmesi gereken bir konu daha vardır: Türkiye bugün dünyanın 17. büyük sanayi ülkesi ise bunun ihtiyacı, öyle rüzgar çarkları veya güneş panelleri ile karşılanamaz. Biz burada otel veya ev ısıtmaktan söz etmiyoruz; büyük bir sanayiin çevrilmesini konuşuyoruz.

Başbakan Erdoğan; bu işi bilmeyen; dünyadan habersiz çevrecileri hafife aldı. Çevreciler de Türkiye'yi karanlığa mahkum etmeye kalkışan grupçuklar konumuna düşmemeliydiler.

Hükümet; atom enerjisini Türkiye'ye getirmek yolunda adım atarak son derece doğru ve hayati bir iş yapmıştır. Bu yolda devam etmek ve yapılacak santral sayısını da ne edip edip en az 5'e çıkartmak şarttır.

Kullanıcı girişi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
13 + 4 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.

Yayınlar

nukleercevreciler.jpg
mustafayildirim-sivilorumceginaginda.jpg
benbirturkzabitiyim.jpg
ilimdedemokrasiolmaz.jpg
sakallicelal.jpg
sarisinkurt.jpg
Insanlık suçları.jpg
herseyseninlebaslar.jpg
sucilginturkler.jpg
ahsuatomdannelercektim.jpg
efendi.jpg
surgundensoykirima.JPG
50sorudanukleersorun.jpg
nukleergereklilik.jpg
cernobilkomplosu.jpg
taekyayinlari.gif
kureselisinmaveiklimdegisikligi.jpg
cokgecolmadan.jpg
aklinikacirandunya.jpg
surdurulebilirkalkinmaicinnukleer.jpg
nukleerenerjiraporu.jpg
evrenveyaratalis.jpg
turkiyedevedunyadaenerjivenukleer.jpg
kureselisitilandunyavesu.jpg
tarihyuzlesme.jpg
demokrasiyuzlesme.jpg
uzayinisirlari.jpg
doganbor.jpg
dinselparadigmaveevrenselgercek.jpg
temelfizik.jpg

Bilimsel Etkinlikler

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 users ve 9 guests çevrimiçi.

Kimler yeni

  • celikkaya
  • StevensonPat
  • ChristineMartin20
  • ardao
  • kaan

Ziyaretçi Sayısı

4 Nisan 2007 tarihi itibarı ile

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş