İran, niyet okuyanların nükleer günahları karşısında masum kalır

Yayım Târihi: 
04.03.2007

Nükleer enerjiye karşı çıkanların bir kısmı ajan
Emekli Büyükelçi Ömer Ersun

Röportaj: Nuriye Akman

Dün görüşmemizin birinci bölümünü verdiğim emekli büyükelçi Ömer Ersun, 40 küsur yıllık kariyeri boyunca Yunanistan, Cezayir, ABD, İsviçre, İsveç ve Kanada'da görev yaptı.

Türkiye'yi, Viyana Atom Enerjisi yıllık raporlarının da görüşüldüğü BM Birinci Komisyon'da temsil etti. 1978'de öncülüğünü yaptığı, büyük tartışmalara yol açan bir karar tasarısının genel kurulda kabulü sonucunda, Türkiye daha sonra üye sayısı artırılan Cenevre'deki silahsızlanma müzakere organına üye oldu. 1982'de, BM Silahsızlanma Özel Genel Kurulu'nun raportörlüğüne seçildi. Avrupa'ya orta menzilli nükleer füzeler konuşlandırılmasına ilişkin NATO içi müzakerelerde ve stratejik nükleer başlıkları sınırlandıran SALT anlaşmasına ilişkin danışmalarda Türkiye'yi temsil etti. 1986'da Stockholm'de sonuçlanan Silahsızlanma Konferansı Türk Heyeti Başkanlığı yaptı. Emeklilik sonrası ASAM'da iki yıl genel yayın yönetmenliği yaptı.

'İran, nükleer silah ısrarını o kadar ileri götürecek ki, İsrail ve Amerika onu güç kullanarak durduracak' diyenlere siz ne diyorsunuz?

Bush, Amerika'nın başına gelmiş en büyük talihsizliklerden biri. Kötü kötüyü üretiyor, Ahmedinejad da İran'ın başına geçince Bush dengini buldu. Söylediğiniz tam bir kıyamet senaryosu; ama ne yazık ki bu kişilerle imkânsız değil. Aslında, Amerikalılar dahil herkes bu işin silahla çözülemeyeceğini, sadece erteleneceğini biliyor. Ancak, tek bir nükleer bomba İsrail'i ortadan kaldırabilir. Dolayısıyla, İsrail'i ölüm kalım seçeneği karşısında bırakmayacak bir çözüm gerekli.

Bush, Irak'a da 'nükleer bomba yapıyor' bahanesiyle girdi. Şimdi İran'ın niyeti okunuyor. Niyet okuyanların niyeti de ayrıca okunmaya değmez mi?

İran'la Irak'ı bu açıdan mukayese yanıltıcı olur. İran niyetin çok ötesine, fiiliyata geçti bile. Henüz bomba yapacak imkâna ve yeteneğe ulaşmış değil ama o yola girdi. Yalnız sorunuzun haklı bir yönü var. Niyet okuyanların nükleer alandaki günahlarını saymaya kalksam ayrı bir röportaj yapmamız gerekir ve İran masum gibi görünebilir.

İran'ın durumunu objektif olarak anlama imkanımız var mı?

İran'da nüfusun yarısı Türk'tür unutmayın. Tahran çarşısını dolaşırken herkesle Türkçe konuşursunuz. Komşunun ötesinde kardeş devlettir. Bugünkü baskıcı siyasi rejimi de yüzyıllarca sürecek değildir. Dolayısıyla İran'da büyük insan ölümleriyle sonuçlanacak bir askerî operasyon bizim halkımızı da yaralar. İran'da şu anda ciddi bir güvenlik endişesi, kuşatılmışlık duygusu var. Rejimini tehdit altında görüyor. Amerika gerçi Irak'ta batağa girdi; ama ağır bir hava operasyonuna girişmeyeceğinin garantisi yok.

İran'ın güvenlik endişelerini anlayışla mı karşılıyorsunuz?

Elbette, hafifseyemezsiniz. İslam ülkeleri arasında düzenlediği toplantıları zamanında yapan, uzmanı ve devlet geleneği olan üç dört devletten biridir. İran'daki politikacılar nükleerin özünü bizim politikacılardan daha iyi bilir. Güvenlik gerekçelerinde haklıdırlar. "Nükleer silah yapma yeteneği edinirsek bunlar bize saldıramaz" diye düşünmeleri normal. İran'ın nükleer programı, bizimle tam tezat teşkil ediyor. Bizim hırsız bürokrata ihale kapattırmalarımızın, beceriksizliklerimizin yanında molla rejimi bu işe dört kolla sarılmış durumda. Aslında fevkalade kapsamlı olarak şah başlatmıştı. Devrimden sonra Batı yardımı kesince durdu. İran da "istemezük, dinimize aykırıdır" falan diye kuyruğu dik tutmaya çalıştı. Ama 1984'ten sonra bu işin üstüne bir gittiler, pir gittiler. Yaptıklarının ayrıntısını ancak 2002'de öğrendik ve patırtı koptu.

Devrimden sonra Ruslar girdi bildiğim kadarıyla devreye. Batılıların kestiği teknolojik yardımı onlardan almadılar mı? Buna rağmen niye çalıştıramadılar reaktörlerini?

Doğrudur, meydanı boş bulunca Ruslar "biz satalım reaktörü" dediler. Yalnız, Rusların uygulamaları çok eğlencelidir. Reaktöre giriş çıkışta yakıta elinizi bile süremezsiniz. Askerî değil ama sivil teknolojilerindeki ciddiyetsizlik Çernobil'de ortaya çıktı. Çalıştıramadılar diye de bir şey yok. Buşehr'deki reaktör neredeyse bitti. Yalnız hem Ruslar hem de İranlıların müzakere yöntemleri insanı bayıltır. Birbirlerine tokuşunca iş uzun sürüyor. Zaten iş bir tek bu reaktöre kalsaydı, bu kadar gürültü kopar mıydı sanıyorsunuz?

Hamaney'in, 'İslam'da nükleer bomba yoktur.' demesi bir güvence olabilir mi?

Tamamen boş laf. Hiç anlamı yok. Keferelerin İran'ı mazlum duruma düşürdüğünü halk önünde göstermeleri lazım. Ayrıca, mollalar bu gerekçeyle masum oluyor, bombayı müzede teşhir için yapacaklar. Halkla yapılmış röportajları okuyorum. Bir kadın diyor ki: "Bizim elimizde nükleer silahımız olsaydı Saddam başımıza bu kadar bomba yağdırabilir miydi?" Haklı tabii.

İran'ın nükleer silah yapma gücü var mı yok mu?

Yok. Ne yeterli saf uranyum maden stokuna, ne de sınaî ölçekte üretim aşamasına ulaşabildiler. Ama bu şekilde kontrolsüz giderlerse, Alman istihbaratı beş sene diyor, bazı Amerikalılar sekiz-on sene diyor, İsrailliler altı ay diyor, bu güce erişecekler.

Bu engellenebilir mi?

Engellenebilir. Bunların derdi güvenlik. Amerika, İran rejiminin yıkılması için beşinci kol faaliyetleri yürütmeyecek. O yüzden bunlara her şeyden evvel güvenlik garantisi vermek lazım. Yani Amerika'dan artık çekinmemeliler. Tüm İran siyasi eliti olmasa bile, İran'da çok güçlü bir kesimin en azından caydırıcılık anlamında nükleer silah yapma yeteneğine ulaşmayı amaçladıklarına adım gibi eminim. Ve bunu istemekte de bazı haklı gerekçeleri var. Onların kuşkuları, endişeleri tatmin edilmediği sürece İran bu yolda devam etmeye çalışacaktır.

Bu endişeler nasıl yok edilir?

Bush'un efelenmekte ısrarla tehditlerini sürdürdüğü dönemde bu sorunun cevabını önce Kissinger verdi. Neo-con'lar da ondan sonra yavaş yavaş akıllarını başlarına topladılar. Önceden Avrupalıları öne sürüyor, geride elde sopa bekliyorlardı. Kissinger'ın dediği kısaca şu: "Felakete sürükleniyoruz. Sersemliğin lüzumu yok. Güvenlik söz konusu olduğunda taşeron kullanılmaz. Batılıların başına geçip, İran'la doğrudan müzakereye oturun. Bu müzakere rejim değişimi hedefiyle de bağdaşmaz. Sağlam güvenlik garantileri, ayrıca ekonomik rüşvetler verin ki, nükleer silah yapmaktan vazgeçtiğine değsin".

ABD'nin İran'ı bombalamaya cesaret edemeyeceğine inananlar var...

Hüsn-ü kuruntu. Güvenlikle şaka olmaz. Unutmayın İsrail için bu konu hayat memat meselesi.

Ahmedinejad bu politikayı neden bu kadar beceriksiz bir şekilde yapıyor?

Ahmedinejad çok enteresan bir zat. Dünyayı tanımıyor, dış politikayı bilmiyor. İşin kötüsü bilmediğinin farkında da değil. Önceki sene BM Genel Kurulu'ndan muzaffer komutan edasıyla döndü. Kulislerde kendisine söylenenlere inanmış. Herkesi ikna ettiğini sanıyordu. Tahran'da Batılıları nasıl alt ettiğini keyifle anlattı. Üç gün sonra Viyana'da İran aleyhindeki karar alındığında, dönüp baktı, 35 devletin arasında yanında durmaya bir tek Venezüella cesaret etmiş. Güvenlik Konseyi'nden son yaptırım kararı da ittifakla çıktı. Neden? Çünkü iktidara gelir gelmez dışişlerini darmadağın etti. Onlarca deneyimli büyükelçiyi geri çekti yani uzlaşmacıları tasfiye etti. Geriye kalanlar da başlarını derde sokmak istemez. Geçmişte nadiren ve küçük ölçekte Türkiye'de, hatta ABD'de siyaset, diplomata sırtını dönmeye kalkışmıştır. Duvara toslayınca ayılırlar. Umarım Ahmedinejad bir felaket olmadan ayılır.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı hiç mi siyasi manipülasyon altında değil?

Ajansın görev talimatı belli. Haksızlığın bekçisi; ama dünyanın daha da kötüye gitmemesinin güvencesi. Buna manipülasyon demek doğru olmaz. Ancak, kast sisteminin tepesindeki beş raca'nın ağır baskısı altında olduğu da bir gerçek. Baradey çok zor bir yerde oturuyor. Ve Amerikalıları her şeye rağmen rahatsız edecek sözleri de söyleyebildiğine göre, Allah yardımcısı olsun. İyi bir diplomat gibi gözüküyor. Bir yanda Bush, öte yanda Ahmedinejad. Kolay değil.

İran ya Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'ndan çıkarsa?

Zaten herkes bundan korkuyor. Hava harekâtıyla üzerinde askerî ameliyat yapılacağından korkmasa İran şimdiye kadar çıkmıştı. Kuzey Kore işte tam bunu yaptı. Şimdi döndü geldi, istediği rüşvetin miktarını artırdı. Beş raca'nın cebir ve hileyle sürdürmeye çalıştığı haksız nükleer düzen, serseri devletlere böyle siyasî ekonomik rantlar sağlar. Teknoloji hızlı gelişiyor. İstikbal hepimiz için daha da karanlık.

İran, BM Güvenlik Konseyi'nde sanık sandalyesine oturdu. Seyahat kısıtlamasından, bankalardaki bazı paralara el konmasından, teknoloji transferi engeline kadar pek çok yaptırım kararı alındı. Bunlar İran'ı durdurmaya yetecek mi?

Yetmez. Sorunun özü başka yerde. Bush'un gecikmeden aklını başına toplaması ve bize değilse bile Kissinger'a kulak vermesi lazım. Yoksa, hepimiz birden bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete; hem de tam yol.

Ambargo kararlarının yüzde yüz uygulanabileceğine inanıyor musunuz?

Yok canım. Ambargonun başlıca önemi sembolik olması. İş âlemini, az sayıdaki yatırımcıyı da tereddüde sevk edip, korkutması. Amerikalılar son günlerde 80 defa "vallahi billahi vurmayacağız" diye açıklamalar yaptılar. BBC'nin sızdırdığı savaş planlarına "gülünç" dediler. Onlar böyle dedikçe herkes daha fazla endişeleniyor. Önceki sene bir toplantıda bir Alman uzman, "Bir tarafta köktenci bir teokrasi, öteki tarafta köktenci bir demokrasi, ne halt edeceğimizi şaşırdık" demişti.

Nükleer silahlanma durdurulmazsa felaket kaçınılmaz

İnsanı isyan ettiren bir şey var. Dünya barışı için en büyük tehlike ABD görünüyor şu anda. Ama kimsenin Amerika'yı sorgulama gücü yok.

Amerika'nın gücü sınırsız değil. Sorgulayan da var. Öncelikle Amerikalı aydınlar ve dış politika uzmanları karalar bağlamış vaziyetteler. Kendi partisinde bile ufak ufak isyanlar oynanıyor. Birkaç hafta evvel Münih'te güvenlik konferansı oldu. Orada da Putin sorguladı. Dedi ki 'Amerika saldırgan, her yerde saldırganlığı azdırıyor. Bu ne biçim iştir?' Ama sonradan da basın toplantısında, "Bush dürüst adamdır, onunla iş yapılır" falan diye konuştu. Siyasetçi tabii. Ancak, ben internetten izliyorum siz gazetecilerin Bush'u rahat bırakmaya niyetiniz yok.

Amerika, İngiltere gibi ülkeler ciddi ölçüde nükleer silahlanırken asıl mesele onu durdurmak değil mi?

Çok haklısınız bu söylediğinizde. Nükleer silahlanmayı durduracak ciddi önlemler alınmadığı takdirde, dünya felakete doğru gidiyor. Bush yönetiminin işbaşına ilk geldiğinde yaptığı en kötü şey de bu alanda çıkardığı siyaset belgesi oldu. Bu cerahat uzun süre böyle üstü kapalı kalmaz, bir yerde patlar. İran bunalımı bunun habercisi. Kuzey Kore de öyleydi anlamak istemediler.

Dünyanın silahsızlandırılması mümkün mü?

Genel olarak silahsızlandırma demeyelim, hayalcilik olur. Doktrinde silah sayılmayan nükleer patlayıcıları kontrol altına almak mümkün. Kırk yıldır çaba gösteriliyor, bir mesafe de alındı. Ancak, başarı sağlamak için tepedeki maskeli beşlerin maskelerini indirmesi lazım. Bunun için de gündelik siyasetin ötesini görebilen vizyon sahibi önderler lâzım. Ne yazık ki, şu anda Batı dünyasında en çapsız liderler yarışıyor. Bush, gelmiş geçmiş Amerika başkanları içinde en kötülerinden biri.

Diğer ülkeler için de öyle. Ahmedinejad, Sarkozy, Merkel...

Sözümü balla kestiniz, tam dediğiniz gibi. Beşinci sınıf adamlar her yerde iktidara geçiyor. Avustralya'da bir faşist geliyor. Avusturya'da öyle oluyor. Polonya'da bir acayip insanlar geliyor. Batı dünyası sapıtmış durumda.

Türkiye bu açıdan şanslı mı, şansız mı?

Şanssız. Sebebi de şu. Askerî darbeler yüzünden siyasî kadrolar yetişemedi, liderler hariç devamlılığı olmadı. Şu andaki kadro da tecrübesiz. Ben İsveç'te büyükelçilik yaptım. Orada insanlar 27, 28 yaşında milletvekili oluyor. Elli yaşına kadar devam ediyor. Her dönem parlamentonun beşte biri, en fazla dörtte biri yenileniyor. Gidip milletvekillerinin ofisine oturuyorsunuz. Hepsi dosyalarını bakanlıklardan gelen bürokratlardan iyi biliyor. Bizimkiler de çiğköfte yapıp tavana yapıştırıyor. Bugünkü başbakan ne kadar becerikli görünürse görünsün devlet tecrübesi yok.

Yayınlar

kitap dagdan bakan gözler.jpg
NS WEC.jpg
Turkce_jeopolitik.jpg
Rad.İnsanCevre-Taek kitap.jpg
temelfizik.jpg
dinselparadigmaveevrenselgercek.jpg
doganbor.jpg
uzayinisirlari.jpg
demokrasiyuzlesme.jpg
tarihyuzlesme.jpg
kureselisitilandunyavesu.jpg
turkiyedevedunyadaenerjivenukleer.jpg
evrenveyaratalis.jpg
nukleerenerjiraporu.jpg
surdurulebilirkalkinmaicinnukleer.jpg
aklinikacirandunya.jpg
cokgecolmadan.jpg
kureselisinmaveiklimdegisikligi.jpg
taekyayinlari.gif
cernobilkomplosu.jpg
nukleergereklilik.jpg
50sorudanukleersorun.jpg
surgundensoykirima.JPG
efendi.jpg
ahsuatomdannelercektim.jpg
sucilginturkler.jpg
herseyseninlebaslar.jpg
Insanlık suçları.jpg
sarisinkurt.jpg
sakallicelal.jpg
ilimdedemokrasiolmaz.jpg
benbirturkzabitiyim.jpg
mustafayildirim-sivilorumceginaginda.jpg
nukleercevreciler.jpg

Kullanıcı girişi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
4 + 8 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 users ve 18 guests çevrimiçi.

Kimler yeni

  • modernem
  • hhugur
  • cmabocoglu
  • saltinevlek
  • aysenur

Ziyaretçi Sayısı

4 Nisan 2007 tarihi itibarı ile

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş