Rusya, nükleer enerjinin neresinde
Yayım Târihi:
04.01.2009
Sayın Gila Benmayor,
Rusya ve Nükleer enerji konusundaki yazınız içindeki bazı konulara açıklık getirmek ve bilgilendirmek amacı ile yazıyorum.
- Ben de yılda bir veya iki defa Sayın Fatih Birol'un sunumlarına katılıp yeni bilgilerden istifade ederek ilgili grup arkadaşlarımızı da bilgilendiririz.
- Fatih Bey'in "Bir ülkeye bu denli bağımlığımızın yanlış olduğu ve çeşitlendirilmesi konusundaki uyarısı çok doğrudur. Ama yıllardır bir çözümde bulunamamıştır. Yazınızda değinmediğiniz çeşitliliğimizi de arttıralım ve nükleerde mutlaka yatırım yapalım önerileride yine hep havada kalmıştır.
- Böyle değerli insanımızı sizler bizler izleriz ama Enerji bakanlığını yetkililerini katıldığım toplantılarda hiç görememizi nasıl yorumlayacağız bilemiyorum.?!
- Ülkemiz gazını diğer küçük Balkan devletlerin denetiminden kurtarmak için yapılan MAVİ HAT projesi için geçmiş yıllarda yapılan inanılmaz muhalefet engellerini hatırlamamak mümkün değildir. (Başta TMMOB ve bazı odaları). TV'lerde 2.100 metreyi aşan derinliklerde çalışabilecek çelik boru olmadığını haykıranlar şimdi nerede? diye sormadan geçemiyorum.
- Sayın Birol'un Nükleerdeki Rusya tedirginliğinde haklı yönler bulunmaktadır. Bunları tartışarak aşacağımızı kanaatindeyim. Size bu konuda eski TAEK başkanı Prof.Dr. Cengiz yalçın Bey'in Aralık ayı EkoEnerji dergisindeki açıklamasından kısa bir pasaj yazacağım;
"NÜKLEER/Prof. Dr. Cengiz YALÇIN
Türkiye'ye Teklif Edilen Rus Nükleer Santrali ve Ulusal Nükleer Santral Önerisi
Prof. Dr. Mustafa Özcan Ültanır'ın TAEK Eski Başkanı Prof. Dr. Cengiz Yalçın ile sohbeti: Doğu-Batı Teknolojileri Diye Fark Aramak Mantıklı Değil, Rus Teknolojisinin Her Reaktöründe Çernobil Tipi Virajlar Olduğu İddia Edilemez, Çernobil Kazasının Nedeni İddialı Bir Deneydir ve Kazada Hata Yönetimdedir Teknolojide Değil, VVER 1200 TAEK'in Şartlarına Uyan Bir Reaktör, Rusya'daki Nükleer Faaliyetlerin Yapısı, İtalya'nın Nükleer Santral Kurdurmak İçin Rusya ile Anlaşması Türkiye'deki Siyasi değerlendirmeye Örnek, Nükleer Santralin Yakıt Bağımlılığı Yok Denilebilir, Teknolojinin Rusya'dan veya Batı'dan Alınması Önemli Değil, Türkiye Kendi reaktörünü Kendisi de Yapabilir, İlk Nükleer Santrali Kim Yaparsa Yapsın İkinci Nükleer Santrali Türkiye Kendi Yapmalı" - "Fransız Le Monde Gazetesi'nin 27 Aralık tarihli yazısına göre, Rusya'nın nükleer teknoloji uluslararası normlara uygun" başlığınız elbette özellikle halkımız için çok rahatlatıcıdır. Bizde benzer bilgileri yıllardır kullanırız. Buradaki en önemli kriter, kim yaparsa yapsın ülkemizin KAPALI bir nükleer santralı yapma zorunluğu vardır. Çernobil de kapalı olsaydı çevre zarar görmeyecekti. Ancak 200-300 milyon dolara yakın ek masraf çıkartan güvenlik kabuğunundan yaptıkları tasarruf Rusya ya çok ağır bedellere mâl olmuştur. Çalışan açık santraller sadece Rusya ya ait eski dönem santraller olup çevremizde 23 adedi halâ çalışır durumdadır ve Ermenistan'daki de buna dahildir.
- "Peki ama Birol'un inatla üzerinde durduğu "bağımlılık" meselesi ne olacak? sorusuna yanıt vermeye çalışacağım.
Birincil elk. üretim kaynakları olan Doğalgaz, Petrol, Nükleer ve İthal kömür de yakıt bağımlığı en az olan, depolama olanakları ise en yüksek olan kaynak nükleerdir. Bir yükleme 90-100 ton civarı olup hacim olarak bir TIR kasası boyutu altındadır. 3.5 yıl kullananılır. 10-15 yıllık yakıtı rahatlıkla depolamanız mümkündür ve bedeli de oldukça düşüktür. Başka ülke kaynaklarından da temin edebirsiniz. Hepsi ilk başta yapacağınız anlaşmanın içinde olacaktır. İşte bu konuda açık bırakmamalıyız ki sonradan sıkıntı çekmeyelim. - Bu konuda en güzel Kitap yeni yayınlanan Bruno Comy'nin "Nükleer enerji için çevreciler" kitabıdır. Çevirisi Doç.Dr. Bengül Günalp tarafından yapılmıştır. Nükleer hakkında bu denli içerik zenginliği ve Greenpeace kurucusu olmalarıda ayrı bir heyecan vermektedir. Konuya olan ilginize teşekkür ederken devamını da dileriz.
Başarı dileklerimle saygılarımı sunarım.
Adil Buyan
NükTe Platform
Koordinatör
»
- 1116 reads































