Meral Tamer'in 5 adet gazete yazısına cevap

Yayım Târihi: 
28.06.2006

NükTe Platform
Nükleer Teknoloji Bilgilendirme Platformu

Sayın Meral Tamer,
Milliyet Gazetesi Yazarı

Köşenizde enerji konusuna oldukça ciddi yer ayırmanız, doğru bilgilere ulaşmak için verdiğiniz çabalar ve yazılarınız için öncelikle sizi kutlarız ve devamlarını da dileriz.

Biz NükTe ismiyle Nükleer Teknoloji Bilgilendirme Platformu oluşturduk. 100'ün üzerinde fizik yüksek mühendisi bir araya gelerek bir FM grubu oluşturduktan sonra bir alt grup olarak ta NükTe yi hayata geçirdik. (Şubat 2006) Amacımız Nükleer Enerji konusunda yaşanan bilgi kirliliğine "bilimsel gözlükle" bakarak etkin bir rol almaktır. Ancak kısa sürede sadece nükleerde değil tüm enerji alanlarında ciddi bir bilgi kirliliği yaşandığı gibi doğru bilgiyi de ayıklayıp bulmanın güçlüğünü maalesef aynen sizin gibi tespit ettik. Gerçekten; kim hangi enerji dalına hayranı ise o konuda sayıları rahatlıkla lehte değiştirip, karşı olduklarını da aleyhte şişirerek bu konudaki kaosun sanki hiç kalkmaması için bir çaba içinde olabileceklerini düşünüyoruz. Bu nedenle bizde diğer enerji konularındaki araştırmalarımızı da ciddi şekilde gündeme alarak bazı çalışmalar yaptık.

Sizin bu ciddi çalışmalarınıza ve yazılarınıza bazı katkılarda bulunmak arzusu ile bu yazıyı ve ekteki diğer bilgileri size gönderiyoruz. Ayrıca daha önceki yazılarınızda tespit ettiğimiz düzeltmeleri de ekte sunuyoruz. Belki e-posta vasıtası ile ulaşmamıştır. İstifade edeceğiniz düşünerek bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla,
Adil Buyan
Fizik Yüksek Mühendisi
NükTe Platformu
Koordinatör

23 Haziran yazınız:
Bilgi Üniversitesi çalıştayın da nükleer enerji konusundaki bakan açıklamalarının pek inandırıcı olamayacağını bizler de kabul etmekteyiz. Gerçekten birkaç plaj gösterilerek bu konu hakkındaki kaygıların halktan kalkacağını düşünmek hem inandırıcı değil hem de yöntem olarak yanlıştır. Doğru yöntem bu işleri bizler gibi sivil toplum örgütleri yapsa daha gerçekçi olacağı inancındayız.

24 Haziran yazınız:
Elektrikte geleceğimiz karanlık mı sorusuna verdiğiniz cevaba katılıyoruz. Zannederiz diğer kaynakların yeterliliği konusu biraz insandan insana değişen bir olgu yani izafi bir durum. Aynı tabloya biz daha ihtiyatlı bakıyoruz. Mühendislik tecrübelerimiz bunu gerektiriyor. Size hem hidrolikte hem de kömürde son durumu ileteceğiz. Kömürdeki tabloyu ise Türkiye Kömür İşletmesinden yeni aldık.

Hidrolikte baraj sayıları Ref: DSİ

Hidro Elektrik
Mevcut Durum
Proje Sayısı Yüzdesi Kurulu Güç
MW
İşletmede 135 % 35 12.618
İnşâ Hâlinde 41 % 8 3.219
Âtıl Kapasite 532 % 57 20.767
Toplam
Potansiyel
708 100 36.603

Bu tabloda 135 barajı devletimiz büyüklerden başlayarak yapmıştır ve de doğru olmuştur. İnşa halindekileri katınca 176 baraj olur ki toplam hidrolik enerjinin %43'ünü ve baraj sayısı olarak da %25'ini kullanmış oluruz. Geriye kalan proje safhasındaki 532 barajda ise durum şöyledir:

Sınıflandırma Hidro Elektrik MW Kurulu
Güç Toplamı
Santral Sayısı Yüzdesi %
10 MW Altı 246 %46 - %5 967
10 - 50 MW 185 %35 - %23 4.681
50 MW Üstü 101 %19 - %72 15.119
Toplam 532   20.767

Yapımı bekleyen 532 baraj içinde Cazip olan 101 barajımız kaldığı tablodan gözüküyor. Sayı olarak %19, Enerji olarak ise Kalanın %72 si Genelinde ise %14'lük bir paya eşittir. Kısaca hidrolik sermayemiz budur. DSİ yetkilileri su konusunda ülkemizi şöyle yorumluyor: Enerjide fakir, sulamada orta halliyiz. Buradan gelecekte tüm elektriği hidrolik ile halledebileceğimizi iddia etmenin ne denli geçersiz olduğunu bilimsel olarak ortaya koymaktadır. Bir de çevre meselesi var. İçimizde Birecik baraj inşaatında bahçelerini kaybedenler var. O bahçeler çok uzun sürede oluşmuştu. Hepsi gitti. 1994 yılından beride ancak yarı bedelleri ödenebildi. Yetkililer Birecik barajı için ödenecek toplam kamulaştırma bedelinin 400 milyon YTL üzerinde olacağını beyan ediyorlar. Baraj yapımı hariç! 26 Haziran tarihli Milliyet gazetesindeki Yusufeli'ne bakın. O bağ ve bahçelerin hiçbiri kalmayacak. İçimiz buruluyor. Bir Kömür veya Nükleer Santral yapılsaydı belki 4-5 ilimiz kurtulurdu diye düşünmek vatanseverlik olmaz mı? Baraj ovayı alır Kel dağlar bize kalır diyoruz. İşte uzay resminden Atatürk baraj gölü bu acı gerçeği belgeliyor.

Kömürdeki Durum:

Ref: 15. Kömür Kongresi Bildirgesi-2006 MTA,

Könür
Sahaları
Üretim
Elektrik-Kömür
Toplam
Rezerv (Ton)
Kömür Sahaları Üretim
Elektrik-Köm
Toplam
Rezerv (Ton)
Afşin-Elbistan E 3.357.340.000 Adana-Tufanbeyli K 271.302.000
Manisa-Soma E 689.450.000 Adıyaman-Gölbaşı K 57.142.000
Ankara-Beypazarı E 390.317.000 Bingöl-Karlıova K 88.884.000
Muğla-Milas-Yatağan E 750.214.000 Bolu-Mengen K 142.757.000
Çanakkale-Çan E 92.483.000 Çankırı-Orta K 123.165.000
Kütahya-Tunçbilek E 317.732.000 Kütahya-Gediz K 23.945.000
Kütahya-Seyitömer E 198.666.000 Tekirdağ-Saray* K 141.175.000
Sivas-Kangal E 202.607.000 Amasya-Yeniçeltek K 19.791.000
Bursa-Orhaneli E 34.791.000 Yozgat-Sorgun K 13.206.000
Zonguldak-Çatalağzı E Filtre-TKömür Bolu-Göynük K 43.454.000
      Çorum-Dodurga K 24.223.000
      Keleş-Davutlar* K 39.000.000
TOPLAM   6.033.600.000 TOPLAM   988.044.000
* Elektrik üretimi için satışta olan sahalar

TKİ yetkilileri ülkemiz kömürlerinin genç olmasından dolayı kalorilerinin düşük olduğu ve bazı yerlerde ise yeraltı işletmecili yapılacağı için ekonomik olmaması nedeni ile yabancılara da cazip gelmediğini beyan etmekteler. Yukarıdaki tabloyu güçlükle ele geçirdik. Ülkemizin mevcut kömür saha ve rezervleri ile sahalardan yapılan üretim şeklini de göstermektedir.

TÜRKİYE LİNYİT REZERV ve KALORİ DAĞILIMI

LİNYİT
KALORİSİ
YÜZDESİ REZERV
3.000-3.500 % 6.9 478.170.000
2.500-3.000 %13.2 914.760.000
1.000-2.500 %79.9 5.537.070.000
TOPLAM   6.930.000.000

TAŞKÖMÜRÜ

6.500-7.000 Tamamı 423.000.000

Ülkemizin toplam rezervi ise 8.2 milyar ton olup 3.5 milyar tonu Afşin-Elbistan da dır . Kalorisi ise 1100 civarıdır. Ancak açık işletme olması, ülkemiz için en büyük fırsattır ve bu fırsatı da devlet değerlendirmiştir. Afşin-B de hizmete girmiş olup maksimum 6 santral yapılabileceği ve bu halde de 40 yıllık rezerv gözükmektedir. Santral sayısı kömürün kullanım süresini belirlemektedir. Bu tabloda kömür konusunda da ülkemizin zengin olmadığını açıkça belgelemektedir. Ancak elbette hidrolik de, kömür de ULUSAL enerji olup birinci önceliğimiz olmaya devam etmelidir.

25 Haziran yazınız:
MÜKEMMEL o kadar. 8 tespit de doğru ve tamamen bilimseldir. Veri kirliliği konusundaki güzel tespitlerinize gönülden katılıyoruz. İşte bizim de işimiz bu. Jeotermal konusunda ise MTA da iki hafta önceki toplantımızda sizin yazdıklarınız onlara ben ilettim. Gerçekten 31.500 MW/yıl verilen rezerv değer insana şunu söyletmekte: Ben yatırım yapacağım yer gösterin? Bu durumda ise karşınıza şu değerler çıkmakta:

Açığa Çıkan Kapasite Kullanılan Kapasite
3.520 MWt 1.229 MW

 

* Çalışan Elektrik Santrali : 12 Mwe Kızıldere - Denizli
* İnşâ hâlinde Sanral : 45 Mwe Germencik - Aydın
7 Mwe Sultanhisar - Aydın
      Kaynak: MTA

Buradaki ana sorun boruların hemen kireç ile dolup çalışma güçlükleri yaşanmasıdır. Kısaca Jeotermal de TV ler de atıldığı gibi büyük bir enerji geleceği yok. Ancak ısıtmada ve seracılıkta kullanım çok arttırılırsa enerji tasarrufu olarak geri dönecektir.

Sizin de tespitiniz olan ülkemizde Doğalgazdaki sayı kargaşasını çözmek ise şimdilik zor gibi.

27 Haziran yazınız:
Prof.Dr. Şarman Gencay hakkında Nükleer Enerji için yazdıklarınızda bir hata olduğuna eminiz. Çünkü bu hocamızın ülkemizin nükleer teknolojiye geçmesi konusunda bir ömür boyu süren çalışması vardır. Kendisine ulaşamadık ama bizim kanaatimiz sizin bu konuda bir yanlış anlama ve/veya yanlış yorumlarınız var diye düşünüyoruz. Kendisini televizyonlarda defalarca dinlemişizdir. Prof. Gencay gibi düşünmeniz güzel ama; sizin nükleer karşıtı olmanız ortaya bir belirsizlik çıkartıyor. Vatan hainliğinin en ucuz kullanıldığı ülkelerden biridir Türkiye. Size yakışan bu kelimeden uzak durmaktır. Çünkü bilimsel olarak diğer enerji kaynaklarımızın sınırları yukarıda yazılı. Bir alt satırda Petrol ve Doğalgazın bu denli pahalı olduğunu ifade ederken, bu dönemde elektrik elde etmek için Doğalgaz kullanmanın ise "cinayet" olacağı açıktır. İşte Danıştay'ın iptal davası 4 Doğalgaz santralin kapanmasını gündeme getirdi. Bu halde elektrik kısıtlamasını 2-3 saatten aşağı olmayacağı açıklandı. Zannederiz hükumet ek bir yasa ile durumu geçiştirme yoluna gidecektir. Sizin yorumlamada güçlendiğiniz birkaç küçük mesele kalmış kanaatindeyiz. Nükleer Enerji ULUSAL mıdır? Nükleer enerji çevre dostu mudur? Bu soruların cevaplarını BİLİMSEL olarak bulduğunuz gün kanaatinizin tersine döneceğine eminiz.

28 Haziran yazınız:
Sizin ne Finli ne de Çinli olmanıza gerek yok. Ülkemize gelen büyük teknoloji yatırımlarında yaşanan çekingenliğe ve korkaklığa bizler yıllardır alıştık. Kendi içimizden çıkan mühendisler arasından bile ülkeye gelen teknolojilere karşı duranlar olmuştur. Bir hatıra olsun diye "Tramvayın Son Seferi" resmini gönderiyoruz. Bu resim ülkemizdeki mühendis ve bürokratların yani "kravatlıların" imzası ile kaldırılan ulusal bir ulaşım tekniğinin belgesidir ve dünyada tektir. Şimdi geri yerine koyabilmek için neler yaptığımız ise ortadadır. Mesleğimizin içinden olanlarla verdiğimiz mücadele içinde neler yaşadığımız anlatsak sayfalar yetmez. Bir örnek: TV lerde ahkam kesip Karadeniz altına döşenen ve Mavi Akım olarak bilinen projedeki boruların 1.000m derinlikte çalışmasının imkansız olduğunu haykıran mühendis meslektaşlarımızı şimdi biz bile bulamıyoruz. Uçak sanayini ülkemiz için fazla bulan mühendislere rağmen kurulan Uçak Fabrikamızın neleri gerçekleştirdiğini TAİ sitesine girerek okuyabilirsiniz. Bu gün itibari ile %100 yerli bir kuruluştur TAİ.

Bizler diyoruz ki: Teknolojiden korkan Mühendis olmaz.

Çin için evet diyen bir "Meral Tamer" ileri ki günlerde Türkiye için neden evet demesin? Muhtemelen şuur altınızda iki sıkıntı olabilir: 1. Belki Türk mühendislerine güveniniz azdır. Ancak her yılki savaş uçağı yarışmalarında Türk ekiplerinin birinci olduğunu unutmayın. THY'nın en az yabancı pilot kullanan havayolu şirketi olduğunu unutmayın. Dünyada 3-4 ülkenin yapabildiği uçak simülatörünü yapıp Kore ye satan mühendislerin TAİ'de olduğunu unutmayın. 2. Türk insanının iki yüzyıldır çektiği "kendini küçük görme" veya "özgüven" eksikliği sizi etkiliyor olabilir. Bu konuda size cevabımızı bizim yerimize Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök'ten ekte sunuyoruz.

Enerji Konusundaki çalışmalarınızı gönülden destekler bu konuda medyada en fazla bilgi aktaran yazılar yazan bir yazar olmanızdan dolayı sizi kutlarız. Elbette devamını da dileriz.

Saygılarımızla,
Adil Buyan
Fizik Yük. Mühendisi
NükTe Platform
Koordinatör

Ekler:

1. Ertuğrul Özkök Yazısı
2. Atatürk Barajı Resmi
3. Tramvay resmi
4. Eski cevaplarımız

Kullanıcı girişi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
4 + 8 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.

Yayınlar

nukleercevreciler.jpg
mustafayildirim-sivilorumceginaginda.jpg
benbirturkzabitiyim.jpg
ilimdedemokrasiolmaz.jpg
sakallicelal.jpg
sarisinkurt.jpg
Insanlık suçları.jpg
herseyseninlebaslar.jpg
sucilginturkler.jpg
ahsuatomdannelercektim.jpg
efendi.jpg
surgundensoykirima.JPG
50sorudanukleersorun.jpg
nukleergereklilik.jpg
cernobilkomplosu.jpg
taekyayinlari.gif
kureselisinmaveiklimdegisikligi.jpg
cokgecolmadan.jpg
aklinikacirandunya.jpg
surdurulebilirkalkinmaicinnukleer.jpg
nukleerenerjiraporu.jpg
evrenveyaratalis.jpg
turkiyedevedunyadaenerjivenukleer.jpg
kureselisitilandunyavesu.jpg
tarihyuzlesme.jpg
demokrasiyuzlesme.jpg
uzayinisirlari.jpg
doganbor.jpg
dinselparadigmaveevrenselgercek.jpg
temelfizik.jpg

Bilimsel Etkinlikler

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 users ve 2 guests çevrimiçi.

Kimler yeni

  • celikkaya
  • StevensonPat
  • ChristineMartin20
  • ardao
  • kaan

Ziyaretçi Sayısı

4 Nisan 2007 tarihi itibarı ile

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş