Çernobil'in 21. yılında Türkiye'ye yeni cumhurbaşkanı
Haber Linki: http://www.milliyet.com/2007/04/25/yazar/tamer.html
Sayın Tamer,
Yazınızdaki alıntı;
İngiltere Radyoaktif Atık Yönetimi Komitesi'ne danışmanlık yapan, halen Avrupa Birliği adına nükleer faaliyete son vermeyi hedefleyen bir danışmanlık konsorsiyumunun üyesi olan Mycle Schneider, bu etkinlik çerçevesinde Türkiye'ye geldi. Dünyada nükleer rönesans yaşandığına ilişkin haberlerin gerçeği yansıtmadığını, Batı medyasının siyahı beyaz gösterdiğini belirten Schneider rakam da verdi:
"AB ülkelerindeki nükleer santral sayısı 1989'da 177 idi, 2007'de 145'e indi. 1999'da dünyada 53 reaktör inşaat halindeydi, 2007'de bu sayı 30'a düşmüş bulunuyor. Batı medyası 1 tane santral yapıldığında bile günlerce manşetten verirken, 8 tanesi kapatıldığında haber yapma gereği duymuyor."
Zaten hep böyle değil mi?
NükTe Platform'un www.nukte.org adresli internet sitesinde "halkı bilgilendirme" bölümü hizmete girmiştir.
Muhalif düşüncelere ait görüşlerin cevapları orada orta okul düzeyinde yazılı.
Biz nükleercileri "vatan haini "olarak gören milletvekilleri bile var. Yüzümüze söylüyorlar...
Peki anlattıklarımızın hiç mi doğru tarafı yok... okuduğunuzda!!
Bu mesleğin BİRİNCİ dereceden temsilcilerinin itimat edilecek hiç bir düşünceleri, fikirleri olamaz mı?
İşte basit bir cevap size:
Batı 1965 yılından beri İslam ve Türkî cumhuriyetlere “örtülü ambargo” uyguluyor. Sonra 2006 Şubat ayında İngiliz Bakan Jack Strow televizyonlara çıkıp bunu kabul ediyor ve artık bunun kalktığını ilan ediyor. Şimdi şu duruma bakın; Bu süreçte batının uyguladığı psikolojik harp taktiklerini neden görmezden geliyorsunuz.. Hatta onların Türkiye temsilciliğini yapar gibi onlardan daha da kralcı oluyorsunuz. Ardniyetli değilsiniz elbette, ancak ideolojik ya da duygusal gözlükler ile bunları asla görülemez. Zaten SKOR 442 - 1 değil mi? Yani Doğu-İslam ve Türkî ülkelerde sayı niye sadece BİR. Pekiyi, bu İRAN'daki kavga nedir?
Sizler bilmiyor musunuz? “Batılılar bir ülkede yapmak istediklerini o ülke halkına yaptırma sanatını en iyi bilen ve uygulayan devletlerdir.” Buna psikolojik harp sanatı denir. Sadece nükleere bakınız ve onların kimleri kullandıklarını anlayınız. Taraflar canını dişine takmış NT’nin ülkemize girmemesi için kol kola vaziyette bizlerle ne de güzel mücadele ediyorlar. Sadece bu mu? Hızlı tren, uçak fabrikası vs. bir çok teknoloji onlar için düşman teknolojiler değil mi?
Sizce adı İNGİLİZCE - ALMANCA olanlar hep doğru söyle değil mi?
O zaman bana ADRIAN olarak bakın. Daha fazla güven uyandıracaksam......
Matbaaya da karşı çıkmışlardı. Taraftar olanlara o zaman da "vatan haini" dediler...
Demek ki dünyada nükleer sahibi 32 devletin yöneticileri de vatan haini mi?
Ama onun adı VAR... SCHNIDER bizimki Adil... Ahmet... Mehmet...
Zaten hep böyle değil mi?
Gördüklerimiz, nereden baktığımıza bağlı olarak kimimize siyah görünürken kimimize beyaz görünmüyor mu? (yazıdan alıntıdır)
Çernobiliniz kutlu olsun. Batılı nükleer düşüncelerini kapsayan yazılarınızı değil; ulusal çıkarlarımızı koruyan, savunan yazılarınızı bekler dururuz...
Saygılarımla,
Adil Buyan
Fizik Y. Müh.
NükTe platform
Koordinatör
- 563 reads

































