Çantalar içinde 404 atom bombası dolaşıyor
Kaynak: Vatan Gazetesi 9-10 Mayıs 2007 Nüshası
Yazar: Zülfü Livaneli
Haber Linki 1:http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=118784&Categoryid=4&wid=5
Makale Adı: Çantalar içinde 404 atom bombası dolaşıyor
Haber Linki 2: http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=10.05.2007&Newsid=118922&Categoryid=4&wid=5
Makale Adı: 404 bomba meselesi
Sayın Livaneli,
Bizler, Türkiye'nin İLK ve TEK nükleer Teknolojiyi destekleyen Platformuyuz. Tabanımızın tamamı fizik-nükleer konuda profesörler, doçentler, hocalar, fizik ve nükleer mühendislerdir.
www.nukte.org sitemizde ise gerekli bilgilendirme yazılarımız mevcuttur.
Öncelikle Nükleer bomba konularında yazılarınızın doğruluğundan çoğumuz şüpheliyiz.
Bir Nükleer bombanın kaybolması asla söz konusu olamaz. Kaybolan bu bombanın yapımında kullanılan Plütonyum ya da Uranyum 235 belki olabilir. Ama bu maddelerin taşınması ise oldukça sorunludur. Sınırları yasal yoldan aşamazlar. Çünkü Türkiye'nin de sahip olduğu dedektörler anında bu malzemeyi yakalar.
Bunu dedektörden kaçırmak için nükleer malzemeye koruma yaparsanız çok ağır ve büyük olur.
Direkt yanında korumasız taşıyanın ise ciddi radyasyon alır.(çok radyasyon yaydığı için). Gazetelerde yakalanan bazı açıkta taşınan ürünler ise (uranyum oksit gibi) fazla bir önem arz etmez.
Bunların hepsini atlatıp bu özel malzemeleri işin uzmanlarına bile ulaştırsanız bombayı patlatmak ise ayrı bir teknolojidir. Yani bu maddelere nötron tabancası tutsanız bile ASLA patlamaz. Bu mekanizmayı görmek için menüdeki "atom bombası yapımını" tıklayınız.
Şimdi ana soru şudur: Bu senaryo neden ortaya çıkartılır? Elbette bir sebebi vardır.
Bunun başında ABD, ileriye yönelik bir harekat veya müdahalesine kılıf hazırlamaktadır.
Bu "kılıfları-propagandaları" programlı bir şekilde kendi ülkesinde hazırlar ve bazı özel konferans ve toplantılarda (buna Harvard gibi yerler dahildir) yayar. İşte buna "Psikolojik Harp" denir. Böyle üretilen Virütük bilgiler ise götürüldükleri ülkelerde hızlı çoğalan virüsler gibi davranır.
Çeşitli ülke vatandaşları bu virüslü bilgileri ülkelerinde genelde bilmeyerek yayarak belki bir korku oluşmasına neden olur, ki bu da;
a. O ülkede nükleer teknolojiye karşı iyi bir FOBİ geliştirmek için
b. O ülke vatandaşlarında doğu ve İran gibi devletlere yapılacak müdahalenin haklılığındaki ön şartlarını oluşturmak için,
c. Ben dünyanın EFENDİSİYİM merak etmeyin sizleri korurum.
gibi sayamayacağımız bir çok amaçlar uğruna kullanır.
Dünyada 443 Nükleer santral çalışır. 442 tanesi BATIda 1 tanesi PAKİSTAN'da yani DOĞUdadır. SKOR ise 442-1 dir. İşte bu tip politikaların başarıları sonuçlarından biri bu değerlerin içinde saklıdır. 1965 yılında Pakistan'ın nükleer santralını, Kanada yaptıktan sonra SSCB de dahil batının 6 ülkesi Müslüman ve Türki cumhuriyetlere bu teknolojiyi "VERMEME" kararı almış ve uygulamışlardır. İran ise Efendinin bu kararlarına karşı gelmektedir. Çatışma bundandır.
Son delil ise IRAK olayıdır. Irak'taki NÜKLEER MADDELER ne kadar sorun olmuştu. Hatırlayınız!
Irak saklıyor ve BATI bulamıyordu. El Baradey (BAŞKAN) nükleer malzeme yok raporunu bir ortaya çıkartamadı. Sonuçta 2 yıl sonra ABD raporlarının uydurma olduğunu kendisi kabul etti. Elbette iş işten geçtikten sonra.
Hatta İRAN'daki kavga nedir? sorusunun temeli de budur.
Kayıp bombalar ile ilgili çekilecek bir Amerikan filminin ülkemizin de içinde bulunduğu "Radyasyon Paranoyasına" sahip ülkelerde Nükleer fobinin gelişmesine nedenli olumlu katkılarda bulunacağını görmek ya da fark etmek için bilim insanı olmaya gerek yoktur.
Lütfen dikkat ediniz. Ülkemizde Nükleer tasarı henüz (8 Mayısta) meclisten geçti. Sizin de 9-10 Mayısta bu yazıları yazmanızın psikolojik açıdan ülke çıkarlarımıza uygun olmadığı kanaatindeyiz. Burada tehdidin iyi analiz edilmesi önemli konudur..
BATI nın bize bu teknolojiyi, nasıl vermediğini öğrenmeniz için önce Sitemize girerek (www.nukte.org) menüdeki;
Nükte makalesinde bu işlerde "bilgi kirliliği"nin batılılarca nasıl yapıldığını ve kullanıldığını, nükleer ambargo bölümünde de acı gerçekleri okuyunuz. Siz konuyu derhal kavrayacak bilgi ve tecrübeye zaten sahipsiniz.
En çok bilgi kirliliği "çok özel bir bilimdalı" olduğundan maalesef nükleer teknolojidedir.
Vakit bulursanız kısa olan "halkı bilgilendirmeyi de" okuyunuz.
Telefonumdan istediğiniz an beni arayabilirsiniz, hatta görüşebiliriz de. Sizleri bilgilendirmek asli görevimizdir. Saygılarımla,
Adil Buyan
NükTe Platform
Koordinatör
Fizik Yüksek Mühendisi
- 453 reads































